31 Ağustos 2017 - 02:03
İmam Musa Sadr’ın Kızı Ayetullah Sistani’den ne istedi?

“Lütfen İmam Musa Sadr ve iki kardeşinin özgürlüklerine kavuşması için gerekli çabayı gösterin. İmam Musa Sadr’ın dönmesi için, bölgeye huzur ve emniyetin hâkim olması için özel duanızı bekliyorum.”

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA – İmam Musa Sadr’ın kızı, Şafak Haber Ajansının muhabirine verdiği röportaja İmam Sadr’ın azametinden ve Lübnan halkı üzerindeki etkisinden giriş yaparak şöyle konuştu: “İmam Sadr’ın sözlerinden hiçbiri hedefsiz değildi. Onun sözlerinin temelini Ehlibeyt öğretileri ve Nebevi hadisler şekillendiriyordu. İmam Musa Sadr’ın konuşmalarında Peygamberin hadislerinden ve Kur’an ayetlerinden istifade etmemesi çok nadir rastlanan bir durumdu.”

İmam Sadr’ın kızı Meliha Sadr sözlerini şöyle sürdürdü: O öyle bir şahsiyetti ki insanlar onun sayesinde kendi derunlarına müracaat eder, kendilerini keşfedip geliştirirlerdi. O insanların hissiyatını ve duygularını harekete geçirme konusunda eşsiz bir insandı. Çalışmaları da son derece sistematik ve hedefliydi. Eğer Ehlibeyti tanımamış olsaydık İmam Sadr’ın bir efsane olduğu zehabına kapılırdık. Düşünsenize, 18 yıl faaliyet göstermiş olan bir insanın çalışmaları onlarca yıldır hep capcanlı duruyor. Düşünsenize eğer şu anda özgürlüğüne kavuşacak ve aramıza katılacak olursa toplumumuzda ne ölçüde etki yaratır!

İmam Musa Sadr’ın eğitim konusunda da son derece sistematik ve disiplinli bir yöntem takip ettiğine dikkat çeken Meliha Sadr şöyle konuştu: O, Beyrut’ta Amiliye medresesine geldiğinde gençler son derece tahrik edici sorular soruyorlardı. İmam Sadr onların soruları karşısında sükut ediyor, hepsinin sorularını dinliyordu, not alıyor ve en sonunda şöyle diyordu: Notumu aldım, bunlar bizim bu yılki öğretim yılımızda işlenecek konular olacak… İmam Sadr sadece nasihatla yetinmezdi ve dinin sadece ahireti kazanmaya yaramadığının altını çizerdi. Şöyle derdi: Din bizim bu dünyadaki işlerimizi düzene koymak için vardır. Onun bütün tefsirleri sosyal ve ahlak ağırlıklıydı.

Meliha Sadr babasına ihanet edenler hakkında şöyle konuştu: Ben onlardan bazılarının ihanetlerine cevap vermek istemiyorum. Çünkü bunlardan bazıları onun Lübnan’da bulunduğu sırada ve kayboluşundan önce de vardı. Ama o bunların hiçbirini önemsemiyordu…

Siyasete girmeye meyilli olmadığını kaydeden Meliha Sadr, İmam Musa Sadr tarafından kurulmuş “Erken Müdahele Merkezinde” çocuklarla gayet güzel vakit geçirdiğini söyledi ve ekledi: Bunlar bizim geleceğimizdir. İmam Sadr’ın da hedefi hiçbir zaman siyaset olmadı. O mektebin değerlerinin geniş bir alanda siyasi-iktisadi- sosyal ve kısaca her mahfilde yayılması için çalışıyordu. O şöyle düşünüyordu: Eğer Lübnan diye bir ülke yoksa, biz onu vücuda getirmeliyiz; o Lübnan’ı farklı ideolojik grupların bulunması sebebiyle insanlık için bir nimet olarak görüyordu.

Meliha Sadr sözlerine şöyle devam etti: Yıllardır onun gelmesini bekliyoruz. Kapının zili çaldığında yüreğimiz yerinden çıkacak gibi oluyor… Hatta 1999 yılında Şehid Muhammed Bakır Sadr’ın oğlu Seyyid Cafer Sadr – ki benim amcam oğlu olur – İran’a geldiğinde büyük annem zannetti ki İmam Musa Sadr gelmiş… Sonra gerçeği öğrenince “Neden benim Sadr’ımı da getirmedin?” diye çıkıştı… O, gözü hep kapıda olduğu halde uzun yıllar yaşadı ve 103 yaşında dünyaya veda etti…

Meliha Sadr, İmam Sadr ile Ayetullah Sistani arasındaki benzerliğie dikkat çekerek şöyle konuştu: Her ikisi de farklı din ve mezhep mensuplarına samimiyetle kucak açmıştır! Ayetullah Sistani’nin, “Ehlisünnete kardeşimiz demeyin, çünkü onlar bizim canımızdır” sözü bu samimiyetin en açık belgesidir. Ben bugün Şafak Haber Ajansı aracılığıyla Ayetullah Sistani’den şunu istiyorum: “Lütfen İmam Musa Sadr ve iki kardeşinin özgürlüklerine kavuşması için gerekli çabayı gösterin. İmam Musa Sadr’ın dönmesi için, bölgeye huzur ve emniyetin hâkim olması için özel duanızı bekliyorum.”

Meliha Sadr, İmam Musa Sadr’ın kaçırılmasının gerçekleri değiştirmeyeceğine dikkat çekerek şöyle konuştu: Biz şu anda onu bekliyoruz. Hak yol zordur, ama asla kesintiye uğramaz. Bu aile ceddimiz İmam Musa Kasım’dan, Resulullah’a kadar hep zorluklara pençeleşmiş ve sıkıntılara alışmıştır.

Meliha Sadr babası İmam Musa Sadr’a hitaben şöyle konuştu: Biz yolunu bekliyoruz; seni sözlerin ve davranışlarında aramaya çalışıyoruz. Senin sağlığın için Ehlibeyte tevessül ediyoruz… Senden uzak yaşamak çok zor; inşallah bir gün geleceksin ve mücadelesini verdiğin değerlerin Lübnan’da nasıl da sağlamlaşıp kök saldığını göreceksin. Hepimiz senin savunduğun değerler için çalışıyoruz…

Meliha Sadr sözlerinin sonunda babasının şu sözlerini nakletti: İmam Sadr şöyle derdi: Çok iyi biliyorum ki istibdat ve zulmün karşısında durmanın bir bedeli var; insanların yaşam kalitesi ve fikir düzeyini yükseltmenin bir maliyeti var; anlamsız ayrıcalıklar ve putlarla mücadelenin bir bedeli var. Bana ve dostlarıma iftiralar atılacağını da biliyorum. Ama şunu da biliyorum ki benim bu risaletim, yaşamımın emaneti ve manasıdır. İşte bu yüzden bedel ödeyeceğim..

Ekler